07
Kas

İnşaat ve Risk

Risk temel anlamıyla, geleceğe dönük yapılan planların başarılı sonuçlanmasının önüne geçecek engellerin varlığı olarak tanımlanabilir. İnşaat ve risk denildiğinde de durum farklı olmaz. Bir inşaat projesi başlangıcından sonuna gelene kadar onlarca farklı detayı barındıran karmaşık bir sürece sahiptir. Yatırım ve kâr tahminiyle başlayan süreç, sunulan yapının hizmete açılmasıyla sonlanır. Ancak bu son ekonomik anlamda bir son değil, aksine çok daha fazla çaba gerektiren bir sürecin başlangıcı anlamına gelir.

İnşaat sektörü içerisinde temelde iki grup varlık gösterir. İlk grup işveren olarak isimlendirebilecek projenin talepkârıdır. Bu grup inşaat projesini yaptırmaya karar verir. Bu kararı vermeden önce projenin maliyetini, inşaat sürecinde yaşanabilecek olumsuzlukları ve inşaat sonunda elde edeceği getiriyi hesaplar. Risk faktörü tüm bu süreçler içerisindeki hazırlıklarda en belirleyici etkendir. İşveren için inşaat sektörü bir yatırım alanıdır. Bu noktada risk yatırımın karşılığını alabilmek üzerine şekillenir.

İkinci grup ise inşaat dünyasında beyin ve kas gücünü elinde bulunduran arz grubudur. İlk gruptan bir kişi ya da kurum inşaat sektöründe bir yatırıma karar verdiğinde bu grup kendisine gelen talebe uygun arzı meydana getirir. Bu grup için risk ise projenin uygulama aşamasında yaşanabilecek engellerdir. Projeye harcanan emek, zaman, malzeme ve ekipmanın proje tesliminde elde edilecek ücrete değip değmeyeceği hesaplanır.  Maddi kaygı ve risk faktörlerinin yanında insan hayatı da bu grup için önemli bir unsurdur. Projenin uygulama aşamasında doğru güvenlik önlemleri alınarak insan hayatına zararda bulunacak tüm risk faktörleri ortadan kaldırılmalıdır. Ancak alınan tüm tedbirlere rağmen tamamıyla risksiz bir çalışma ortamı mümkündür denemez.

İnşaat endüstrisinde yıllar içerisinde risklerle mücadele etmek için geliştirilen 4 yaklaşım vardır. Bunlar:

  • Projeye ederinden yüksek bir fiyat biçerek olası tüm sorunlara karşı önlem alınan ‘şemsiye yaklaşımı’
  • Her şeyin iyi olacağını varsayan ve bu sebeple kafayı kuma gömme deyimiyle açıklanan ‘devekuşu yaklaşımı’
  • Rakamlar yerine içinden gelen sese inanılan ‘sezgisel yaklaşım’ ve
  • Tüm zorlukların üstesinden daha çok zorlama ile gelineceğini temel alan ‘kaba kuvvet yaklaşımı’dır.

Her işletme kendi profiline ve projesine uygun olarak bu yaklaşımlardan birini seçer ya da bir kaçını karıştırarak uygular.

İnşaat ve Risk Hakkında Altın Öneriler

Eskişehir İnşaat ve Eskişehir Gayrimenkul sektöründe, şehrin marka değerini yükselten, fark yaratan kaliteli projelere imza atan Çağrı İnşaat uzun yıllardır biriktirdiği tecrübe ile okurlarına naçizane tavsiyeler sunar. Öncelikle inşaatta en önemli ayrıntı plandır. Plan mutlaka uzun vadeli ve çok ince düşünülerek yapılmalıdır. Gerçekçi ve uzun vadeli bir plan, uygulama aşamasında yaşanabilecek zorlukları azaltırken işinizin geleceğini de belirler. Mutlaka bir B Planı da oluşturulmalıdır. Bu sayede hesaba katılmayan zorluklar karşısında, işler aksamadan çözüm geliştirilebilir.

Hem rakamları hem de hislerinizi dikkate alın; ikisi birlikte size doğru yolu gösterecektir. Zorluklar karşısında başkalarını suçlamayın. Bu gerçek bir çözüm değildir. Az için elinizdeki çoğu riske atmayın. Herkesin bir miktar kaybedebileceği kaynağı bulunur. Bu miktarı iyi belirleyip aşmamaya çalışın. En önemlisi de bin bilseniz de bir bilene sorun. Uzmanlardan yardım etmek size de gururunuza da zarar vermez. Aksine projenizin sağlıklı bir biçimde ilerlemesine yardımcı olur.